Message: Güzel bir hikaye...



 Subject or Class    Name & Surname    Time & Date 
Güzel bir hikaye...Kıvanç Erginel20:57 Tuesday, 29.November.2005

Merhaba kardeşlerim. Bu güzel hikâyeyi SIR'ümün sayfasında sizlerle paylaşmak istedim. Kendinize iyi bakın. Hepinizi kocaman öptüm...

Jack yavaşlamadan önce göstergeye baktı. Hız limitinin 50 olduğu yerde 73 ile gidiyordu ve son dört ay içerisinde dördüncü defa polis tarafından durduruluyordu. Bir insan nasıl bu kadar şanssız olabilirdi? Jack arabasını sağa çekti. "Keşke şu anda yanımızdan daha hızlı bir araba geçse" diye düşünüyordu.

Polis elinde kalın bir not defteri ile arabadan indi. Bu polis liseden Bob değil mi? Jack iyice arabasının koltuğuna sindi. Bu durum bir cezadan daha kötüydü. Liseden tanıdığı bir polis, arkadaş olduğuna bakmaksızın birini durduruyordu. Hem de hızlı gidip, trafik kurallarını ihlâl ettiği için.

"Merhaba Bob. Birbirimizi yeniden böyle görmemiz çok ilginç"

"Merhaba Jack" Bob gülümsemiyordu.

"Beni, karımı ve çocuklarımı görmek için eve giderken yakaladın"

''Evet öyle" Bob umursamaz görünüyordu.

"Son günlerde eve hep çok geç gittim. Çocuklarım beni uzun süredir hiç görmedi. Ayrıca Diana bana bu akşam patates ve biftek yiyeceğimizi söyledi. Ne demek istediğimi anlıyor musun?"

"Evet, ne demek istediğini anlıyorum. Ayrıca trafik kurallarını ihlâl ettiğini de biliyorum." diye cevapladı Bob.

"Eyvah! Bu taktik fazla işe yaramayacak gibi. Taktik değiştirmek gerekli" diye düşündü Jack.

"Beni kaç ile giderken yakaladın?"

"Yetmiş. Lütfen arabana girer misin?" dedi Bob.

"Ah Bob, bekle bir dakika lütfen. Seni gördüğüm anda göstergeye baktım. Sadece 65 ile gidiyordum."

"Lütfen Jack, arabana gir" diye üsteledi Bob.

Jack canı sıkkın bir şekilde arabasına girdi, kapıyı çarparak kapattı. Bob not defterine bir şeyler yazıyordu.

"Bob niye benim ehliyetimi ve araba ruhsatını istemiyor ki?" diye düşündü Jack.

Bob kapıyı tıklatıyordu. Jack arabasının penceresini bir miktar açtı. Bob Jack'e bir kâğıt verdi ve gitti.

"Ceza değil bu" diye kendi kendine söylendi Jack. Bir anda sevinmişti. Bu bir yazıydı ve kâğıtta şunlar yazıyordu:

"Sevgili Jack, benim bir kızım vardı. Altı yaşındayken çok hızlı araba kullanan biri tarafından öldürüldü. Bu kazadan dolayı, adam cezalandırıldı. 3 ay hapishane cezasıydı bu. Adam hapishaneden çıkınca kendi çocuklarına sarılıp, öpüp, onları tekrar koklayabildi. Ama ben... Ben kızımı tekrar koklayabilip, öpebilmek için, cennete gidinceye kadar beklemem gerekiyor. Bin defa adamı affetmeye çalıştım. Bin kere de başardığımı zannettim. Belki başarmışımdır, ama hâlâ kızımı düşünüyorum. Lütfen benim
için dua et ve dikkat et Jack, şimdi tek bir oğlum kaldı"

Jack bir süre yerinden kıpırdayamadı. Daha sonra kendine gelip, yavaş yavaş evine gitti. Evine varınca, çocuklarına ve karısına sıkıca sarıldı. Hayat çok değerli, sürekli dikkat et. Dikkatli araba kullan ve başkalarının hakkına saygı göster. Hiçbir zaman unutma, istediğin kadar araba satın alabilirsin, ama insan hayatını...

Merhaba Kıvanç'ım.
Nedendir bilinmez, insanlar sahip oldukları güzelliklerin kıymetini ancak onları kaybedince anlarlar. Ya da bazen senin hikâyendeki gibi; dostlarının uyarılarıyla kaybetmeden de anlarlar. Keşke her zaman elimizdekilerin kıymetini bilebilsek. Gerçekten çok güzel bir hikâye yollamışsın. Ellerine sağlık, çok teşekkür ederim Kıvanç'ım. Ankara'da bile olsan beni ve kardeşlerini ihmal etmiyorsun. Zaten benim çocuklarıma da bu yakışır. Vizelerinde başarılar diliyorum. Herkese selamlar. Görüşmek üzere.

Sir...

Date: 20:57 Tuesday, 29.November.2005




[ Sir Mesaj Panosu ]

cn1021 co2 85.96.182.238 http://www.ardil.com/sir/wwwboard/index.html Mozilla/4.0 (compatible; MSIE 6.0; Windows NT 5.1; FunWebProducts; GameBar; .NET CLR 2.0.40607; .NET CLR 1.1.4322)