| Subject or Class | Name & Surname | Time & Date | |
|---|---|---|---|
| Babalar Günü | Faik Arıcan | 17:36 Sunday, 18.June.2006 | |
| Sevgili Sir'üm ve Kardeşlerim. Bu satırları yazmak için bir Babalar Gününü beklemek doğru değildi aslında, sizlere ve manevi babama anlatmak istediğim düşüncelerimi ve duygularımı yazmak ihtiyacı hissettim. Hayatımızda ne kadar az sorguladığımız bir kelimedir "Baba". Demek istediğim babalarımızı sorgulamak değil elbette. Baba sözcüğünün bize çağrıştırdıkları, düşündürdükleri, hissettirdiği duygular üzerinde konuşmak ve düşünmek gerekmez mi sizce de? Baba demek; destek demektir, insanın omzunda bir eldir her zaman. Baba demek; sevgi demektir, sözcüklere dökülmez çok ama hep biliriz, kalbini görürüz babamızın. Baba demek; güven demektir, yalnız yürüdüğünüzü düşündüğünüz bir yolda arkanızdadır o. Baba bilgidir; hiç bir ansiklopedide yoktur onun size öğretebilecekleri. Baba demek; hayat tecrübesidir, bu hayatta nasıl yaşanılacağını öğrendiğiniz. Baba limandır, bir koydur azgın dalgalarla boğuştuğunuz hayat denizinde kollarını açmış sizi bekleyen tek yerdir o. Fırtınalarda yolu hiç kapanmayan ve her zaman bir deniz feneri vardır o limanın, size yol gösteren, o an, o limana ulaşamayacak durumda olsanız bile varlığını bilmek rahatlatmaz mı sizi, o ıssız denizde zorluklarla mücadele gücü vermez mi? Baba güçtür; maddi, manevi, çocukken de hep babalarımızı öne sürmez miydik? :) "Benim babam, senin babanı döver" değil miydi ki. Yani demek istediğim babamız arkamızda olduktan sonra sırtımız yere gelmezdi hiç. İşte asıl söylemek istediğime burada sıra geliyor. Babamızın güç olması, güçlü olması, fiziksel varlığıyla ya da gücüyle ilgili değildir aslında. Benim babam Arnold Schwarzenegger'e benzemiyor en azından. :) Bilmem anlatabildim mi? Her haliyle yeterlidir baba ve daha önemlisi bu bahsettiğim özelliklerin sahibinin biyolojik babanız olması da gerekmez. Bu duyguları yaşamak için babanızın gerçekten elini omzunuza koyması gerekmiyor, o duygu yetiyor. "Baba"nın hayatta olması da şart değil, bu duygu yoğunluğu için (gönül ister ki olsun, ama her insan o kadar şanslı olamıyor maalesef, aslında şans da değil bu kader bir yerde ...) Bence baba sıfatını verdiğiniz insan, babanız olmayabilir her zaman, söz konusu duygu ve düşünceleri sizde uyandıran kişi baba sıfatını hak eder. Baba kavramının manevi duygusunu ve hazzını size yaşatan nice büyükleriniz vardır hayatta, kimi zaman bir öğretmeniniz, kimi zaman bir ağabeyiniz, bir amcanız, dayınız ve kimi zaman da anneniz, ablanız hak eder "Baba" sıfatını. Size babalık yapmıştır o kişi, çok yardımını görmüşsünüzdür. Boş yere verilmemelidir ve içi boşaltılmamalıdır bu sıfatın, bu duyguları hissetmediğiniz kişilere boşu boşuna baba demenin bir anlamı yoktur ki (biyolojik babalarınızdan bahsetmiyorum tabi ki, onlar hak ettikleri için babadır zaten). Birine sadece sevdiğiniz için ağabey ya da abla diyemeyeceğiniz gibi. İçi boşaltılmış sıfatlardan laf olsun diye söylenen baba, ağabey, abla laflarından uzak durmak gerekir bence, gerek yoktur. Babanızın manevi gücü; her zaman yanınızda olacaktır ve babalık sıfatı hak edenlere söylenmelidir. Kardeşlerim bu uzun yazıyı sonuna kadar okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Hepinizin babalarının, babalar gününü tek tek kutluyorum. Hepinizi ayrı ayrı öpüyorum. Ve son cümlede; her türlü manevi desteğini hep içimde, kalbimde hissettiğim manevi babam Sir'ümü anmadan geçemem, sizi seviyorum, kendinize çok dikkat edin. Merhaba Faik'ciğim. Sir... Date: 17:36 Sunday, 18.June.2006 | |||
cn1269 co2 85.102.244.75 http://www.ardil.com/sir/wwwboard/index.html Mozilla/4.0 (compatible; MSIE 6.0; Windows NT 5.1; SV1; i-NavFourF)