| Subject or Class | Name & Surname | Time & Date | |
|---|---|---|---|
| 14. Yazı: Ailenin Önemi | * * * * * S I R * * * * * | 23 April 2004 | |
| Sevgili çocuklarım, Ailenizle beraber olmak ve onlara verdiğiniz önemi belli etmek çok önemlidir. "Keşke" demek istemiyorsanız, bugün elinizde bulunan kıymetleri ve fırsatları iyi değerlendirin. Ailenize zaman ayırın ve onlara sevginizi göstermekten çekinmeyin. Şimdi hikâyemize geçelim: Bir süre önce, annemi yemeğe davet etmeye karar verdim. Bu aslında eşimin fikriydi. Bir gün eşim, beni çok şaşırtarak; "Biliyorum ki anneni çok seviyorsun. Ona da zaman ayırman gerekiyor" dedi. İşimin yoğunluğu ve üç çocuğumun beklentileri sebebiyle annemi görme fırsatım pek olamıyordu. O akşam annemi yemeğe ve ardından sinemaya davet ettim. Endişelendi ve hemen "İyi misin, her şey yolunda mı?" diye sordu. Annem de; geç saatte gelen bir telefonun veya sürpriz bir davetin mutlaka kötü bir anlamı olacağından şüphelenen tipte kadınlardandı. "Seninle beraber ikimizin biraz zaman geçirmemizin güzel olacağını düşündüm" diye cevapladım. "Sadece ikimiz mi?" Biraz düşündü ve "Çok isterim" diye cevap verdi. O Cuma, iş çıkışı onu almaya giderken kendimi biraz gergin hissediyordum. Eve vardığımda fark ettim ki o da, randevumuzdan ötürü hafif gergin görünüyordu. Kapısının önünde, paltosunu çoktan giymiş bir şekilde bekliyordu. Saçlarını yaptırmıştı ve üzerinde babamla kutladıkları son evlilik yıldönümlerinde giydiği elbise vardı. Bana melekler kadar ışıltılı bir yüzle gülümsedi. Arabaya bindiğimizde "Arkadaşlarıma; oğlumla dışarı çıkacağımı söyledim ve gerçekten çok etkilendiler. Randevumuzun nasıl geçtiğini duymak için sabırsızlanıyorlar." dedi. Gittiğimiz lokanta, çok şık olmasa da sevimli, sıcak ve servisin kaliteli olduğu bir mekândı. Annemse, bir kraliçe edasıyla koluma girdi. Yerimize oturduktan sonra ona menüyü okumam gerekmişti, çünkü küçük yazıları göremiyordu. Ben daha menünün ortalarındayken annemin nemli gözlerle ve nostaljik bir gülüşle bana bakmakta olduğunu fark ettim: "Eskiden, sen küçükken, menüleri okuyan bendim, sense meraklı bakışlarla beni dinlerdin" dedi. Ben de gülümsedim: "O zaman, şimdi senin rahat rahat oturma sıran ve ben de okuyarak borcumu ödeyebilirim." dedim. Yemek boyunca sohbetimiz çok güzeldi, sıra dışı hiçbir şey olmadı ama eskilerden ve hayatlarımızdaki yeniliklerden bahsederek kaybettiğimiz zamanın birazını telafi etmeye çalıştık. O kadar çok konuştuk ve eğlendik ki, film saatini kaçırdık. Akşam annemi bırakırken; "Seninle tekrar çıkmak isterim ama ancak bu sefer benim seni davet etmeme izin verirsen" dedi ve bir akşam tekrar buluşmakta karar kıldık. Eve geldiğimde eşim yemeğin nasıl geçtiğini sordu: "Çok güzeldi. Düşünebileceğimin çok üstündeydi." dedim. Birkaç gün sonra annem aniden ciddi bir kalp krizi sonucu vefat etti. Bu o kadar ani gerçekleşmişti ki, onun için bir şey daha yapma şansım olmamıştı. Birkaç zaman sonra evime, annemle yemek yediğimiz lokantadan, ödenmiş iki kişilik bir yemek faturası ve üzerine iliştirilmiş bir not yollandı: "Oğlum, bu faturayı önceden ödedim, çünkü seninle kararlaştırdığımız randevu gününe gelemeyeceğimden neredeyse yüzde yüz emindim. Yine de iki kişilik bir yemek ayarladım çünkü bu sefer eşinle beraber gitmenizi istiyorum. Seninle olan o günkü randevumuzun benim için ne anlam ifade ettiğini bilemezsin. Seni Seviyorum." O anda, "Seni Seviyorum" demenin ve hayatta değer verdiğimiz insanlara hak ettikleri zamanı ayırmanın önemini anladım. Hayatta hiçbir şey ailenizden daha önemli değildir. Onlara hakları olan zamanı ve ilgiyi verin çünkü böyle şeyleri erteleyebileceğiniz "Başka bir zaman" ı her istediğinizde yakalayamayabilirsiniz. Ben de daha geç olmadan söylemek istiyorum ki: Kocaman ailemi yani sizleri çok seviyorum. Yeni yazımda buluşuncaya kadar hoşçakalın. Kendinizi, ailenizi, derslerinizi ve beni sakın ihmal etmeyin. Sir... | |||
cn230 co53 194.54.59.244 http://www.ardil.com/sir/wwwboard/ Mozilla/4.0 (compatible; MSIE 6.0; Windows 98; Q312461)