Message: 17. Yazı: Babalarımıza



 Subject or Class    Name & Surname    Time & Date 
17. Yazı: Babalarımıza* * * * * S I R * * * * *18 June 2004

Sevgili Çocuklarım,

Bildiğiniz gibi; her yıl, Haziran ayının üçüncü Pazarı, dünyada "Babalar Günü" olarak kutlanmaktadır. Şu an yaşıyor olmamızı sağlayan iki değerli insandan biri annelerimiz, diğeri de babalarımızdır.

Böyle özel günlerde ne hediye alsam düşüncesinden çok, o günü hissetmeniz ve bunu onlara belli etmeniz daha önemlidir. Çünkü onlara vereceğiniz herhangi bir hediyeyi, zaten kendileri isterlerse alabilirler.

Kendi kendilerine alamayacakları tek hediye sizlerin içten sevginizdir. Bu içten sevginizi; Babalar Gününde ve yılın her gününde babalarınızdan esirgemeyeceğinize eminim.

Şimdi hikayemize geçiyorum. Andy, bir gece, havaalanında bekliyordu. Uçağının kalkmasına epeyce zaman vardı. Havaalanındaki dükkandan bir kitap ve bir paket bisküvi alıp, bekleme salonunda bir yere oturdu.

Kendisini kitabına kaptırmış olmasına rağmen, yanında oturan yaşlı adamın saygısız bir şekilde aralarında duran paketten birer birer bisküvi aldığını fark etti. Bir taraftan kitabını okuyup bisküvisini yerken, diğer bir taraftan da yaşlı adamın bisküvilerini yemesine sinirleniyordu.

Yaşlı adam da bisküvileri yavaş yavaş tüketiyordu. Kendi kendine; "Kibar bir insan olmasam, şu adama yapacağımı bilirdim" diye düşündü. Her bisküviye uzandığında, yaşlı adam da elini uzatıyordu. Sonunda pakette tek bir bisküvi kalınca, "Bakalım şimdi ne yapacak?" dedi kendi kendine.

Yaşlı adam bir gülümsemeyle son bisküviye uzandı ve ikiye böldü. Bisküvinin yarısını ağzına atarken, diğer yarısını Andy'ye verdi. Andy bisküviyi yaşlı adamın elinden kapar gibi aldı ve "Ne kadar kaba bir adam; üstelik bir teşekkür bile etmiyor!" diye düşündü.

Hayatında bu kadar sinirlendiğini hiç hatırlamıyordu. Uçağın kalkacağı anons edilince, derin bir nefes aldı. Eşyalarını topladı ve çıkış kapısına yürüdü. Yaşlı adama bakmadı bile. Uçağa bindi ve koltuğuna oturdu.

Daha sonra kitabını almak üzere çantasına uzandı ve birden çok şaşırdı. Gözlerine inanamıyordu. Çünkü çantasında açılmamış bir paket bisküvi duruyordu! "Bunlar benim bisküvilerimse eğer; ötekiler de yaşlı adamındı. Benimle her bisküvisini paylaştı." Üzüntüyle, özür dilemek için etrafına bakındı ama çok geç kaldığını anladı.

Şimdi hikayemizin, konuyla olan ilgisine geçelim. Andy'yi kendiniz gibi, yaşlı adamı da babanız gibi düşünün. Babalarımızın bizler için yaptıkları fedakârlıkları bazen iş işten geçince anlarız, değil mi?

Umarım sizler bu hikayeden sonra, zamanında anlarsınız. Veya anlayamasanız bile, böyle günleri fırsat bilip sevginizi onlardan esirgemezsiniz. Hani bir söz var, duydunuz mu? "Baba; dört kişilik ailesi için, sadece üç muz olduğunu fark ettiği anda, muz sevmediğini söyleyebilen kişidir."

Oğullarım ilerde sizler de baba olacaksınız. Siz bugün babanıza nasıl davranırsanız, yarın da çocuklarınız size öyle davranacaktır, bunu sakın unutmayın.

Değerli babalarınızın Babalar Gününü kutlarken, onlara içten sevgilerimi gönderiyorum. Benim için onları öpün. Bu arada, bazen muzu ben de hiç sevmem, nedense!

Yeni yazımda buluşuncaya kadar hoşçakalın. Kendinizi, ailenizi, derslerinizi ve beni sakın ihmal etmeyin.
I love you.

Sir...




[ Sir Mesaj Panosu ]

cn4 co310 81.214.26.214 http://www.ardil.com/sir/wwwboard/index.html Mozilla/4.0 (compatible; MSIE 5.0; Windows 98)